Türkiye’nin güneydoğusunda kadınlar sünnet ediliyor!Kız Çocukları Sünnet Ediliyor: Bu Bir Vahşet!
Bu haberi okuyunca okuduklarıma inanamadım ve 7 yaşındaki Şilan’ın resimlerine bakarken içim parçalandı. Bu nasıl bir vahşet, insanlık dışı uygulamadır anlam veremedim. Bu haberi sizlerle paylaşmak istedim. Haber Washington Post muhabiri Amit R. Paley tanık olduğu 7 yaşındaki kız çocuğunun sünnet edilmesiydi. Muhabiri Amit R. Paley sünnet törenini şahit olmuş ve resimlemeyi başararak tüm dünya ya bu vahşet uygulamayı göstermiştir. Amit R. Paley tanık olduğu o anları şu şöyle anlatıyor: “7 yaşındaki Kürt kızı Şilan Enver Ömer, ağzı kulaklarına varmış bir gülümsemeyle, annesinin söz verdiği partiyi görmek umuduyla komşunun evine dalıverdi. Ancak parti marti yoktu. Bir kadın kapıyı kapattı. Ebe olan bir kadın ise paslanmaz çelikten jileti uzatarak ’Bunu Allah adına yapıyorum’ dedi. Şilanın çığlığı mahallenin en ucundan duyuldu. İşlem tamamlandıktan sonra Şilan ağlayarak eve dönerken annesi gururla gülümsüyordu. Muhabir, Şilan’ın annesinin sünneti neden yaptıklarını bilmediklerini ancak Allah’ın emri olduğu için uymak zorunda olduklarını söylediğini belirtiyor. 91 yaşındaki bir kadın ise, “sünnet olmamış kadının elinden yemek yemem” diyor. Kürt parlamentosu kadın komisyonu başkanı Pakşan Zangana ise, Kuzey Irak’ta sünneti yasaklatmak ve uygulayana 10 yıl hapis cezası verilmesi için mücadele ediyor. Ancak Kürt liderlerin “dünyanın dikkatini bu küçük meseleye çekmemek için” isteksiz olmalarından dolayı, tasarının bir yıldır rafta bekletildiği belirtiliyor. Şila ise “Elimden yemek yemesinler, keşke bu acıyı çekmeseydim” diyor.
Fotograflar ve video lar için tıklayın http://www.kadinmag.com/2010/06/26/turkiyenin-guneydogusunda-kadinlar-sunnet-ediliyor/ Fotoğraflarda 7 yaşındaki Şilan’ın sünneti görülüyor. İşlem tamamlandığında bir torba şeker ve gazozla ödüllendiriliyor. Şilan, dinlenmesi için diğer sünnetli kızlarla bir odaya alınıyor. Sünnetçi, 5 kızı 4 bin Irak dinarı (yaklaşık 5 YTL) karşılığında sünnet ediyor. Anne Ayşa Hamid, “Bunu neden yaptığımızı bilmiyoruz ama asla durdurmayacağız, çünkü İslam ve büyüklerimiz böyle istiyor” diyor. Kadin Sünneti-Geleneksel Iskence Resimlerden sonra söyleyecek pek birşey kalmıyor. Bu geleneğin ruhsal, fiziksel etkilerini konuşmaya bile gerek yok. Çünkü şüphesiz bu uygulama çocukların, genç kızların psikolojisinde tamiri imkansız yaralar açıyor. Çocuk yaşadığı bu travma ile ömrü boyunca yaşamak zorunda. Çocukların, genç kızların, kadınların çoğu zaman ölümüne neden olan bu uygulama birçok ülkede devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü Dünya’da her gün 6 kadının sünnet edildiğini açıklıyor. * Dünya Sağlık Örğütü verilerine göre; Türkiye’nin güneydoğusunda bu uygulamanın yapıldığını belirtildi. Kadın sünnetini dini nedenlerle açıklayanlara karşı Prof. Dr. Saim Yeprem (eski Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı) “ İslamiyette kadının sünnet edilmesi diye bir şey yok” diyor ve ekliyor “İslam dininde bunun yeri de yok. İslamda bir tek sünnet var, o da Hazreti İbrahim’den gelen sünnettir. Yani erkeklerin sünnet edilmesidir. Afrika’daki bazı bölgelerde kadınlar sünnet ediliyor. Bu daha çok yöresel geleneklerden kaynaklanıyor.” Tülin Uygur’un yaptığı araştırması sonucunda şu veriler elde edildi: Kadın sünneti esas olarak, Afrika kıtasının orta şeridinde yer alan 30 Afrika ülkesinde uygulanıyor. Bu bölgedeki kadınların %72-99’u, diğer Afrika ülkelerindeki bazı etnik grupların veya kabilelerin kadınlarının %18-72’si sünnetli. Umman, Yemen, Birleşik Arap Emirliği’nde, Endonezya ve Malezya’nın bazı bölgelerinde, Kuzey Irak’ta bazı Kürt bölgelerinde yaşayan kadınlar arasında da daha az oranlarda olmakla beraber sünnet geleneği yaşatılmakta. Ayrıca, bu ülkelerden gelen göçmenlerin geleneklerini taşımaları ve sürdürmek istemeleri nedeniyle kadın sünneti Avrupa, Kanada, Amerika, Yeni Zelanda ve Avustralya’da da görülüyor ve kadınlara yönelik şiddetin en uç uygulamalarından biri olarak tüm dünyayı ilgilendiren bir kadın sorunu olmaya devam ediyor. Kadın sünneti esas olarak 3 ayrı şekilde uygulanıyor; 1) Klitorisin tümüyle kesilmesi (clitoridectomy); 2) Klitoris ile birlikte yakın çevresindeki küçük ve bir kısım büyük dudakların kesilmesi (excision); 3) Klitoris ile birlikte küçük ve büyük dudakların neredeyse tümüyle kesilmesi, açık yaranın dış çeperlerinin biraraya getirilerek yaranın tümüyle dikilmesi, sadece idrar ve aybaşı kanamasının akabileceği ve ancak küçük parmak genişliğinde olan bir açıklık bırakılması (infibulation). Bu uygulamalar dışında Dünya Sağlık Örgütü; delme, dağlama, kazıma, vajinanın içine kanama sebebi olan çeşitli bitkiler yerleştirme veya bazı müslüman topluluklarda “sünnet/sunna” denilerek klitorisin bir şekilde işaretlenmesi gibi kadının cinsel organına yapılan müdahaleleri de dördüncü uygulama şekli olarak mücadele edilmesi gereken sünnet kapsamına almıştır. Sünnetli kadınların % 80-85’inde 1. ve 2. tür sünnet uygulanmaktadır: Cibuti; Somali, Sudan’da kadınların % 98’i firavun tarzı da denilen ve sünnetin en ağır şekli olan “infibulation” yöntemi ile sünnet edilmektedir. Ayrıca Mısır’ın güneyinde, Eritre ve Etiyopya’da, Gambia, Çad, Kenya ve Mali’nin bazı bölgelerinde de bu tür sünnetler uygulanmaktadır. Ayrıca, bu yöntemle sünnet edilen kadınların her doğum sonrasında yeniden sünnet edilmesi gerekmektedir. Doğumu kolaylaştırmak için doğum esnasında sünnet bölgesi yarılan kadınlar doğumdan hemen sonra yeniden dikilmektedir. Böylece kadınlar, çocuk sayıları kadar sünnet olmakta, aynı acıları defalarca aynı yoğunlukta yaşamak zorunda kalmaktadırlar. Sünnet yaşı bölgelere göre değişmekle beraber genelde Etiyopya ve Nijerya’da kız bebek 8 günlük iken, Mısırda 3-8, Sudan’da 5-8, Somali’de 4-10 ve diğer pek çok ülkede 13-15 yaşları arasında kız çocukları sünnet edilmektedir. Sünnet, genelde genital bölge uyuşturulmadan ve bıçak, traş bıçağı, keskin cam parçaları, keskin teneke kenarı kullanılarak yapılır. Yaranın tutturulmasında akasya ağacı dikenleri, kemik çiviler, iğne, hayvan kıllarından elde edilen iplikler, deri iplikler kullanılır. Daha sonra kız çocuğu ayağa kaldırılarak bacakları dizden kalçaya kadar bitişik olarak sıkıca sarılır ve sünnetlinin birkaç hafta hareket etmeden yatması, idrarını ve dışkısını yattığı yerde yapması sağlanır. Sünnetçi dışında, kız çocuğunun etrafına toplanan kadınlardan bazıları kız çocuğunun kollarını, bacaklarını sıkıca tutar, bazıları kıpırdamaması için omuzlarından bastırır. Dilini yutmasını veya ısırmasını engellemek için kızın ağzına bir bez veya sopa yerleştirilir. Diğer kadınlar tarafından da çığlıkları bastırmak için def çalınıp yüksek sesle şarkılar söylenir ve bir yandan da iyi dilekler iletilir. Geleneğin kökleri Mısır’da yapılan arkeolojik kazılarda bulunan bazı kadın mumyalarının sünnetli olduğu belirlenmiş, kadın sünnetinin nasıl yapıldığı M.Ö 1600’lü yıllardan kalan duvar resimlerinde detaylı bir şekilde tasvir edilmiştir. Bu, kadın sünneti geleneğinin kökeninin çok eski çağlara dayandığının göstergesidir. Kadın sünnetinin halen uygulandığı pek çok Afrika ülkesinde; Hristiyan, Müslüman, Musevi ve tek tanrılı olmayan dinlere inanan gruplarda da sünnetin yoğun olarak uygulanması, sünnet geleneğinin tarihinin tek tanrılı dinlerden daha eski olduğunu ve tek tanrılı din seçiminin bu geleneğin sürdürülmesini etkilemediğini gösterir. Bu barbarca uygulanan geleneğin sonuçlarına baktığımızda kadınları ölüme kadar götürdüğünü görüyoruz. Kadın sünnetinin sonuçları — Ölüm, — Enfeksiyon, — Yakın organlarda kanamalar, — Şiddetli ağrılar, — Ürolojik Komplikasyonlar, — Şok, — Anüste Hasar, — Septisemi, — HIV, — Hepatit B, — Sakatlama, — Depresyon, _ Post Travmatik Stres Bozukluğu _ Cinsel Sorunlar — Doğum özelliklerini kaybetme. Yukardakiler insanlık dışı uygulamanın sebep olduğu problemlerin sadece bir kaçı. Bu insanlık dışı uygulanmayı şiddetle kınıyorum ve bu uygulamanın o ülkelerde son verilmesini temenni ediyorum. Pedagog Psk. Dan. Sevil Yavuz Gümüş
Çocuk ve Ergen Psikolojisi ve Gelişimi Uzmanı Parenting Skills & Counseling Kurucusu * Kaynak: Dünya Sağlık Örgütü (İng.: World Health Organization – WHO), 2005 Verileri Amit R. Paley, Washington Post Foreign Service ,2008
|